Kader Mahkumlarını Neden Anlamak İstemiyoruz !

İstanbul'da mahkum yakınları seçimlerden önce yasa geldiği süre içinde Binali Yıldırım'a oylarini atacaklarını belirti.

Kader Mahkumlarını Neden Anlamak İstemiyoruz !

 

MHP ' nin 1 yıl önce meclise sunmuş olduğu şartlı ceza indirimi  tozlu raflarda beklerken AK Parti kendi infaz düzenlemesini seçimlerden sonra Meclise getireceğini belirtiyor.

Peki Mahkumlar ne istiyor ? 

Aslında öyle olmayacak bir talepleri yok, MHP ' nin  gündeme getirdiği yasa tasarısının genişletilip  her mahkuma eşit olacak şekilde yasalaşmasını istiyor. 

 

Mahkum ailelerinin 31 Mart seçimlerinden önce hazırlamış olduğu bildirge sosyal medyada dolaşıyor soruyoruz kaç yetkili o bildirgeyi sonuna kadar okudu ? 

İşte bildirgenin tamamı : 

 

MAHKÛM VE MAHKÛM YAKINLARI BİLDİRGESİ 


Türkiye’de Adalet toplumun 1. derecede önceliği haline gelmiştir. Yurttaşların haklarını korumayan yargı adaletsizliğin sembolü haline gelmiştir.  
MHP’nin 1 yıl öncesinde dillendirdiği ve 24 Eylül’de TBMM başkanlığına sunduğu 19 Mayıs 2018 tarihine kadarki suçlara ilişkin 5 yıl şartlı indirim öngören kanun kamuoyunda büyük beklenti oluşturmuştur.  
Şartlı ceza indirimi olarak adlandırılan teklif hükümlü ve tutuklu olanların kesinleşmiş hükümlerde, hükmolunan cezaların toplamından bir defaya mahsus olmak üzere 5 yıl indirim yapılmasını öngörüyordu. 
Bununla birlikte açıklanan Yargı Reformu Strateji belgesinde yargılama, tutukluluk, infaz, denetimli serbestlik vb. konularda adil yargılanmadığını düşünen adli mahkûmları mutlu edecek açıklama yapılmamıştır. Düşünce özgürlüğü suçlarıyla ilgili 5 yıl altı cezalarda istinaf mahkemelerinin yeterli standardı sağlayamadığı için Yargıtay yolu açılması öngörülmüştür. 5 Yıl altı cezalı diğer davalara Yargıtay yolu açılmaması Hukuki değildir. Beklentiyi karşılamamaktadır. İstinaf mahkemeleri dosyaları yeterli inceleme yapmadan onaylamakta sadece onay mercii görevi görmektedir. 
Noterlerin çalışma saatleri, Avukatların yeşil pasaport verilmesi, Yargıçlara coğrafi güvence verilmesi düzenlemeleri elbette olumlu yanları olmuştur. Ancak yargı sistemindeki ana sorun adil yargılanmama ve özellikle FETÖ’den irtibat, iltisak ve münasebet nedeniyle meslekten ihraç edilen 4500 Hâkim ve Savcı’nın verdiği kararların hayatları karartmaya devam etmesidir. TCK’nın her maddesinde mağdur vardır. Buna bir de Cezaevleri kapasitenin yetersizliği eklenince mağduriyet artmaktadır. 
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN belirli suçlara infaz iyileştirmesi seçimden sonra olacak açıklaması yaptı. 1 Temmuzda Anayasaya göre TBMM kapanacak. 1 Ekimde açılacak. Cezaevleri büyük bir beklentiye sokuldu. Cezaevlerinde haksız yargılandığını düşünen insanlar uzun süre neden bekletilmektedir? İnfaz indirimi gibi konular tartışılmaz uzun süreye yayılmaz söylenir ve yapılır. Cezaevlerindeki insanlar bu ağır beklenti içinde 1 yıldır bekliyor zaten. Yaz boyunca tekrar cezaevinde tutulmaları bu kadar söylemden sonra tekrar cezalandırmak anlamına gelmektedir.  
  MHP’nin Genel Başkanı Devlet BAHÇELİ’ nin de Şartlı Ceza İndirimi tekliflerinin Rafta ve Lafta kalmayacağını bildirmesine rağmen hâlihazırda Mahkûm ve Mahkûm ailelerini mutlu edecek bir yasal düzenleme çıkmamıştır.  
Başta twitter olmak üzere sosyal medya araçlarında en çok paylaşılan, istekte bulunulan konuların başında Şartlı Ceza İndirimi ve Yargısal düzenlemeler vardır.  
Ülkedeki tutuklu hükümlü sayısı 300 bine yakındır. Cezaevleri tıka basa dolmuştur. Tekli ranzalar 2’li, 2’li ranzalar 3’lü hale getirilmesine rağmen mahkûmlar yerlerde lavaboların tuvaletlerin önlerinde yatmaktadır. 10 kişilik koğuşlarda 30 kişi kalmaktadır. Sağlık ve Güvenlik zafiyetleri oluşmuş durumdadır.  
Hapishanelerde hayatını kaybeden tutuklu hükümlü sayısı son iki yılda 2300 civarıdır. İçeride ciddi hastalıkları bulunan tutuklu hükümlü sayısı epeyce fazladır. Dışarıdaki ailelerde bu üzüntülerden hastalanmaktadırlar. Tutuklu ve hükümlüler iletişim araçlarını sınırlı sayıda kullanabilmektedir. 
Denetim Serbestliğe tabi 350 bin tutuklu hükümlü vardır. Hapishanedekileri, davası devam edenleri, yurt dışında olanları, kaçak ve firarları aileleriyle birlikte düşündüğümüzde mağdur ve beklenti içinde olanların sayısı milyonlarla ifade edilebilir durumdadır. Avrupa konseyine üye ülkeler arasında cezaevi nüfusu en fazla olan ülke olduğumuz bilinmektedir. Bu kişisel değil sistem sorunu olduğunun da bir göstergesidir. 
Siyasiler de yaptıkları hatalara karşı toplumdan AF dilemiştir. Her insan hata yapabilir veya hata yapmadan da haksız hukuksuz suçlu ilan edilebilir. 
Cumhurbaşkanımız dâhil milletvekillerimizden de birçok hapis yatan olmuşken bizlerin seslerine kulak vermemenizi anlayamıyoruz. Oysaki “ağaçtan düşeni ağaçtan düşen anlar” derler. 
Cezaevlerinin amacı bir insanı yok etmek değil Islah etmektir. Islah olmak yerine cezaevinin yapısından dolayı daha kötü hale gelmektedir.  
Ülkenin bir numaralı sorunu Adalet olduğunu düşünüyoruz. Adaletin olmadığı yerde Ekonomiyi ayağı kaldırmak da mümkün değildir. 
Toplumsal Barış, Aile Birliklerinin tekrar kurulması, Ekonomik Canlanma için beklentilerin ivedilikle kanunlaşmasını talep ediyoruz.  
MAHKÛM YAKINLARI (Haziran 2019) 

 

Cadde Türkiye